Tohma Belediyeler Birliği, Balaban kerpiç evleri
Tarih: 1.9.2019 16:22:32 / 348okunma / 0yorum
M. Nazmi Değirmenci

Bir arkadaş ziyaretindeyim, tanıştığım bey nereli olduğumu sordu, her zamanki gibi mutluca Darendeliyim dedim, cevabı düşündürücü, şaşkınlık verici oldu.” Sizde bozuldunuz”, Darendeliler de bozulursa bu toplumu düşünün dedi. Bir anlam bir cevap veremedim, nasıl nerden başlayayım, övdü mü yerdimi, hayretler içerisinde kaldım, şaşkınlığımı gidermek için açıklama yapmaya başladı. Benim yaşadığım yerde Darendeliler çokça vardı, güvenilir, israfsız, sade, çalışkan, duruşlarıyla kendilerine has kültürlerine, sıkı sıkıya bağlı, herkesin gıpta ile baktığı bir bağlılıkla yaşarlardı. Kendi mahallelerini kurmuşlardı, üretkendiler şimdi bakıyorum da onlarda da o birliktelik kalmamış bozulmuşlar diyerek bir solukta çok şeyler anlattı. Haklılık payı vardı, bozuldu her şeyimiz, insanımız, toprağımız, dağımız, taşımız, huyumuz, suyumuz.

Tohma, Kevser misali akan, her canlıya yaşama kaynağı olan bir hayat suyuydu, Darende ye nameler fısıldayan bir ensturmandı, gönülleri serinleten bir klimaydı, Tohma bir kültürdü, Tohma nın Darende için bahşettiği güzellikleri onlarca sayarız,  gelip göcenlerimize ecdada asırlarca hizmet etmişti, lakin bugün durum farklı, korunmaya, kollanmaya muhtaç  halde, bu doğal mirasın  yaşama mücadelesinde, yanında olanımız yok, kimse alınmasın ama bu kadar duyarsızlık bilinçsizlik, olamaz, olmamalı,  bu denli nemelazımcılıkla seyredilmemeli. Bu topraklar benim insanımın can suyu, boğazına takılan halkalarla zehirlenmekte acısı yavaş yavaş çıkacak, kimi uzun, kimi kısa vadede biz acıtacak.  Bakın şu ak ova eski adıyla Karadiğine Ilıcaya, bostan ekilen tarım toprakları şimdi balçık, sazlık oldu, nerede sesimiz, çıkmıyor, cılız çıkan sesleri de duyan yok

İki gündür, bilinçli bir kaç hemşerim sosyal medya hesabından paylaşım yapıyorlar Tohma çamur akıyor diye , çiftçi feryatta , bostan, sedir, pancara su veremiyoruz,  her yer  çamur, balçık,gerekcesi ne derece doğru bilemiyoruz, maden atıkları  söylentisi, kimyasal olabilir mi kuşkulu, yok kömür ocağı taşkını, faklı  iddialar var, sebep ne olura olsun . Kısa vadede Küçük menfaatleri kabullenmeyerek,  uzun vadede büyük kayıpların önüne geçmeliydik. HES ler başladığı zaman, Karadeniz insanın Fırtına vadisine sahip çıkıp iptal kararları aldırdığı gibi,  bizde yapabilirdik, elimizde olumsuzluk içeren yerel CED raporumuzda vardı. Yıllar önce bu köşemde bu konuyu yazmıştım, az çok olacakları aktarmıştım.   Amerika yıllar önce bu HES ler den vazgeçti, gerekçesi doğal ekosistemi bozmasıydı. Keşke doğru çıkmasaydık, nereden dönersek kar misli Tohma nın temiz kalması mücadelesini bilinçli ve yasalar çerçevede, hukuki zeminde yapmak gerekmektedir. Yine tekrarlıyorum.  Tohma Belediyeler Birliği kurulmalı Kangal, Gürün, Darende Kuluncak; Akçadağ Yazıhan belediyeleri bu amaçla bir sivil toplum örgütlenmesi oluşturulmalı. Olmadı ise bu amaçla bir dernek kurmak artık biz gönüllülerin işi olmalı. HES ve Maden şirketlerinin yetkinlikleri CED raporları tekrara gözden geçirilmeli.

Bir başka, bozulan, kaybedilen, kıymetimiz Balaban kerpiç evleri. Bir kale kent söylemidir, dilimize takıldı, gönlümüzü okşuyor, gözümüzü de okşuyor desem doğru olmaz,  yalan olur. neden mi, ne sen sor, ne ben söyleyeyim, lakin buda olmuyor içler acısı, o halde söylenmeli, konuşulmalı, acıtmalı içimizi, kıymet bilirliliğimiz sorgulanmalı, Balaban dünya literatüründe yer alan ekolojik yerleşke kerpiç mimarisiyle bilinmesi, gezilip görülmesi, gereken bir başka yerel kültürümüz, değerimiz. Bunu yok etmeye hiç birimizin hakkı yoktur. Bu kültür binlerce yıl yaşanmış bir emektir. Orada gördüğünüz bir ana, bir kuzudan müteşekkil, üzeri çarpılanmış bir yapılanma değildir. Her yıl onlarcasının yıkılıp viran olduğu Balaban evleri mücevherat gibi önemli bir değerdir, lakin onun kıymeti bizde bilinmez, görünen köyde Kılavuz istemez. Ama bilenler bilir1965ler den başlayarak bu endemik değeri gözlemleyenler, araştıranlar, soranlar, her yıl resimleyenler, üzerinde çalışanlar, makale yazanlar, tez hazırlarlar var, iyi ki varlar, kıymet bilmişler. Lakın görünen gerçek şu ki, Balaban kerpiç evlerinin sahiplenme sorunu var, devletin koruma kurulundaki duyarsızlık, bilinmesi duyulması gereken önemli ayrıntıdır. Bu konu ile ilgili yapılan yazışmalar bir vicdani mesuliyet olarak elimizdedir. Defaten bu yazışmalar tekrarlanmıştır. Güncel resim şudur. Bize bırakılan uluslar arası boyutta önemli bir kültürel mirasın, varlığından bihaber, yıkmaya devam ediyoruz, böyle özel olup, korunmuş yaşanmış örnekleri var bu ülkede. Beypazarı Kınalı Kızık vs korunmasının çok daha hızlı bir kalkınma kapısı araladığını örnekler göstermektedir. Bu gün ise her şeyden önemli olan bunu kendi insanımıza anlatma sevdamızın olmasıdır, Balaban kerpiç evlerinin korunması için öncelik bu kıymete, ata yadigârı mirasçılarını inandırmak gerekmektedir. Gayret caba bu gün bu doğrultudadır. O toprak kokan evlerin peşinden koşulmalıdır. Çarpılanmasıyla buz gibi serinleyen avlular özlenmelidir. Bu yaşanmışlıklar yaşatılmalıdır. En kısa zamanda SİT ilan edilmeli koruma altına alınmalıdır.   On üç Ağustos ta Balabanda yapılacak olan Abdurrahmanı Erzincani Kültür Etkinlikleri Balaban Kerpiç Mimarisi Paneli çok güzel bir başlangıçtır, Başarılı geçeceğine inanıyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Vakfın sabununu yiyen farenin! (18 Haziran 2019 - Salı)
Yol onu, o da yolunu bulur (22 Mart 2019 - Cuma)
Temenni (21 Ocak 2019 - Pazartesi)
Dem bu demdir, dem bu dem (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Bir köprünün hikâyesi (24 Temmuz 2018 - Salı)
Anadolu Ajansı´na Teşekkürler (01 Haziran 2018 - Cuma)
Bu sevgi nerde? Onu istiyorum (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Turizm de kıymet bilmek, kıymet aramak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Başına saksımı düştü? (04 Şubat 2018 - Pazar)
Mücevherat yığınları (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
Gül diyarında yetişen 200 hafız (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
İrfan halkasına dahil olmak (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
SERAMİK ATÖLYESİ (06 Haziran 2017 - Salı)
15 TEMMUZUN İLK FOTOĞRAFLARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Panelde sınavı gecenler (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Bitmeyen bir başlangıç olsun (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Hayırda yarışanlar (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Fen Lisesi hayırlı olsun (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Zamanın Yetmediği (08 Eylül 2016 - Perşembe)
Sıratı Müstakim (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Yine Hacılar, Yine HES (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İstanbul´un Fethi ve Somuncu Baba (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Somuncu Baba Aşkın Sırrı Filmi (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Kale kent Balaban (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Muhteşem Süleyman (06 Mart 2016 - Pazar)
Gönül ister ki (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Hadi anlat (04 Aralık 2015 - Cuma)
Yapılmış samimi bir ziyaret (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Talep yine güzel hizmete (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Asırlara hitap eden alim (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Siz ne güzel misafirlersiniz (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Turizm kataloğu (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Bir güven sorunu var (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İlçelere 5 adet kültür merkezi yapılacak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Ahmet Ağabey (03 Mart 2015 - Salı)
Kıymetli bir zamanın, içindeyiz (06 Ocak 2015 - Salı)
Öğretmene benzer biri (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Bir Darende aşığı, Kul Vahap (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Bu son bahar (03 Ekim 2014 - Cuma)
ARADAKİ FARK (09 Eylül 2014 - Salı)
Çocuklar için bayram şekeri (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Ne güzel bir öğretici, ne güzel bir örnek (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Somada kim suçlu? (11 Haziran 2014 - Çarşamba)
Gakkoşların diyarındaydık (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Türkiye birincisi Darendeden (11 Nisan 2014 - Cuma)
Malatya Beydağı Mülteci Kampı (MABEK) (13 Mart 2014 - Perşembe)
Siyaseti böyle mi yorumlasak (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Tohmaya iki köprü (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
872 ilçe arasında 627. sıradayız (08 Kasım 2013 - Cuma)
Herkesin bir hesabı vardı (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Ufuk açmak (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Kelebek mezarı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Tarihe şahitlik etmek (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Bosna-1 / Kokusu, kahvesi, fesi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Hey onbeşli, onbeşli (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Anlatılmak (05 Nisan 2013 - Cuma)
Bağışlamanın tadı (13 Mart 2013 - Çarşamba)
2014 UNESCO Hulusi Efendi Yılı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Buda bizim artımız (01 Ocak 2013 - Salı)
Osman Hulusi Efendi’nin ikram sofrası (07 Aralık 2012 - Cuma)
Okumak, değişim ve sınav (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Zengibar’da Türkiye Şampiyonası (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Benim Vizontelem (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Petrol benim yitiğim (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Hem edep hem edebiyat meclisi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Darende için bir ‘tık’ (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Kayıplarda bir tat, Şabük karası (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
Kar tatilimizi istiyoruz (02 Mart 2012 - Cuma)
Kuzeyden Güneye (07 Şubat 2012 - Salı)
Van Gölü canavarı (02 Aralık 2011 - Cuma)
Hepimiz öğretmeniz (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Karettalar ve eğitim (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Suçlular ve ceza çekenler (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Solmayan gülistanın gülleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Miniaturk, Minyatür Türkiye Parkı (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ozan Kanyonu’nda saklı zenginlikler (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Yol hayırlı olsun (25 Mart 2011 - Cuma)
Kıymet bilmek (06 Mart 2011 - Pazar)
Cam kırığı (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Çukurkaya HES ve İmza kampanyası (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Üç çuval elbise (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Muhabbet içinde ıslananlar (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Darende MYO ve Turizm Bölümü (04 Haziran 2010 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.6889
EURO
6.2847
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
21 Eylül 2019 Cumartesi
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sen insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?.

Hz. Muhammed