malatya, darende, darendehaber, somuncu baba, tohma kanyonu,

Hüseyin YAREN


Kitap okumanın altın kuralları


 

Kitap okumak tüm bireylerin hayatında çok önemli bir yeri olan bir etkinliktir. Kitap okuma sesli okuma ve sessiz okuma olarak yapılabilir. Sesli okuma gözlerle görülen ve zihin tarafından kavranılan sözcüklerin konuşmaya dökülmesi olarak tanımlanırken, sessiz okuma ise gözlerle okunan sözcüklerin beyin tarafından anlaşılması olarak nitelendirilmektedir. Sessiz okuma ile anlama amaç edinildiği ve bu tür okuma daha hızlı gerçekleştirildiği için daha çok sessiz okuma tercih edilmektedir.                                     

Sesli okumanın temel amacı öğrencilerin okudukları metinde yer alan kelimelerin telaffuz edilme şeklini ve bu kelimelerin hangi bağlamda kullanıldığını kavramalarını sağlamaktır. Sesli okuma ile hem öğrencilerin okuma seviyesi tespit edilmekte, hem de okumayı dinleyen öğrencilerin zihinsel etkinliklerinin gelişmesine katkıda bulunulmaktadır. Öğrencilerin konuşmaları da sesli okuma sayesinde gelişim göstermektedir. Sesli okuma uygulamaları birkaç farklı şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Öğretmen sınıfta metni okuyabilir ve bitirdikten sonra öğrencilere metni kavramaları için sorular sorarak etkinlikler yaptırabilir. Bir diğer yöntem ise öğrencinin sesli okumayı gerçekleştirmesidir. Öğretmen okumayı gerçekleştirdikten sonra öğrencileri gruplara ayırabilir ve her gruptan en azından bir öğrencinin sesli okuma yapmasını sağlayabilir. Öğrencilerin sesli okuma yaparken gereksiz yere el, kol ve vücut hareketleri yapmamalarına özen gösterilmelidir. Öğretmen diksiyonuna dikkat etmeli ve öğrencilere Türkçenin estetik yönlerini benimsetmeye çalışmalıdır. Ortak ağız İstanbul Türkçesi olmalıdır. Sesli okumanın temel amaçlarından biri de öğrencilerin Türkçeyi bilinçli bir şekilde kullanmayı öğrenmeleridir. Bu nedenle öğretmen öğrencilerin gerekli yerlerde tonlama yapması, cümleleri ve sözcükleri vurgulaması konusunda hassasiyet göstermelidir. Öğrencilerin ezbere yönelmesini engellemek için sesli okuma sırasında gereksiz yere tekrarlar yapılmamalıdır. Sesli okuma sırasında okumayı gerçekleştiren öğrencinin okumasını geliştirmesinin yanı sıra diğer öğrencilerin de onu dinleyerek dinleme becerilerini geliştirmeleri hedeflenmelidir. Diğer öğrenciler metni sessiz bir şekilde okuyarak takip etmeye çalışmamalı, arkalarına yaslanarak sesli okumayı dinlemelidirler. Öğrencilerin Türkçe ile ilgili diğer becerilerini geliştirmesi de önem taşımaktadır. Sesli okumanın başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için öğrencinin ilk önce metni sessiz bir şekilde okuması gerekmektedir.

Sessiz okumanın amacı öğrencilerin akıcı hızlı bir şekilde okumalarını sağlamaktır. Göz hareketleri ile beyinde oluşan okuma süreci sesiz okumanın temelini oluşturmaktadır. Sessiz okuma anlamayı sağlarken sesli okuma ise ek olarak anlatmayı da kapsamaktadır. Sessiz okumanın geliştirilmesi için öğretmenin belirlediği bir metnin her gün ya da haftada bir gün öğrenciler tarafından okunması gerekmektedir.  Öğrencilerin okuma yazma alışkanlığı kazanmasının en güzel yolu sessiz okumayı öğrenmeleridir. Bunu öğrendikten sonra sadece ders kitaplarıyla sınırlı kalmayıp ilgilerini çeken konulardaki yazıları da okumaya başlayacaklardır. Öğretmen, öğrencilerin sessiz okuma yaparken okuduklarını anlayıp anlamadıklarını kontrol etmelidir. Sessiz okuma yaparken öğrenciler metnin satırlarını parmakları ile ya da kalemlerini kullanarak takip etmemeli, başlarını ve dudaklarını oynatmamalı ve fısıltılı bir şekilde metni okumamalıdırlar. Sadece gözlerin ve beynin sessiz okuma sırasında etkin olması gerekmektedir. Zira sessiz okuma gözün resmettiklerini beyne göndermesiyle gerçekleştirilmektedir. Gözün görme süresi seslendirme süresinden daha hızlı olduğundan sesli okuma sessiz okumaya oranla daha hızlıdır. Ayrıca gözün görme alanı daha geniş ve hızlıdır.

Peyami Safa, ?Eğitim, Gençlik, Üniversite? adlı kitabında kitap okumanın kurallarını sıralamıştır. Bu kuralların bazıları şunlardır.

1. Birçok muharririn eserini rastgele ve üstünkörü okumaktansa içlerinden birkaçının kitabını iyi anlamaya çalışmak.

2. Yalnız yeni değil eski eserleri de okumak.

3. Gıdamızı iyi seçmek. Her zekânın muhtaç olduğu ve sevdiği gıda ayrıdır. Hangi muharriri seviyorsak ona sadık kalalım ve onu iyi anlamaya çalışalım.

4. Bir kitap okurken etrafımızda sessizlik ve sükûn temin etmek, dikkatimize hiç fasıla vermemek. Bütün dikkatimizi mevzu üstünde koyulaştırmak.

5. Hayatımızla ve mesleğimizle alakalı eserleri tercih etmek. Okumaktan zevk almayanlar, çok defa kendilerine yakın eserler bulmaktan aciz kalmış olanlardır.

6. Öğüterek okumak. Kitabın ana fikirlerini taşıyan cümleleri ağır ağır hatta birkaç defa okuduktan sonra onu kendi kendimizle münakaşa etmek.

7. Hoşlandığımız eserleri mutlaka tekrar okumak, ikinci, hatta üçüncü okuyuşumuzda evvelce dikkat etmediğimiz güzellikleri bulabilmek.

8. Kitapta hoşlandığımız, kabul veya reddettiğimiz parçaların kenarını çizmek.

9. Yemekten biraz evvel ve biraz sonra okumamak.

10. Okumaya başlamak için okuma arzusunun doğmasını beklememek. Okuma arzusu çok defa birkaç satır veya birkaç sayfa okuduktan sonra başlamaktadır.

11. Birini beklerken gazeteden başka hiçbir şey okumamak. Çünkü böyle anlarda şuurumuzun altını beklediğimiz insana dair canlı bir merak doldurur ve okuma zevkine de idrakine de engel olabilir.

Güzel nesillerin yetişmesi ve gelecekte güzel ülkemize güzel hizmetler yapılması niyazıyla?