İKİ SU BİR SÖZ
Tarih: 2.1.2018 11:04:52 / 1722okunma / 1yorum
Cemil Gülseren

Ümmi Kemal Hazretleri der ki; “Bügenme denize varmak için ırmağa karış.” (Bügenmek: akarken yoldan çıkmak.) Bu fiil sonradan insanlar için de kullanılır olmuş. ‘Sonradan görme´, şımarık, çiğ, görgüsüz, geldiği yeri hak etmeyen işte bir şekilde bir yerlere tepeden indirilenler için desek de olur. Irmak yoldur, deniz vahdettir. Sözün anlamı ise; Irmağa karışmadan denize ulaşılmaz.

Su, hava, toprak, ateş vazgeçilmezlerimiz. İster derin düşünün ister yuha; ister soyut algılayın ister somut. Fark etmez. Ateşe hava gerek, toprağa su. Su ateşi söndürür; ateş suyu kaynatır. Hava adı üstünde en havalısıdır. Toprak ise en mütevazı olanı. Her şeyi alır, herkesi kucaklar. Ebedi evimiz.

Dilimizde, duamızda, deyimlerimizde, deyişlerimizde geçen ‘sulu´ sözlerimizi su gibi akıtayım istedim: ağzı sulanmak; iştah için, heves için, niyet için kullanırız. Suyu geçmek; başarmak anlamında da kullanılır. Bir yandan hem “Damlaya damlaya göl olur.” deriz öte yandan da “Kuyma (taşıma)suyla değirmen dönmez.” Atasözlerimizde böylesi kendi içinde çelişkiler / terslikler yok değil. Olsun gün olmuş onu demişler gün olmuş bunu… Duruma göre söylenmiş. Tam yeri gelmişken bu çelişkilerden pek yaman olanını hemen aktarayım: “İti an, çomağı hazırla.” Yahut “İyi insan lafının üzerine gelir(miş.)” Dilin kemiği yok. Dönder, kıvır, söyle. Aslında dünyada şu ana kadar söylenmemiş söz kalmamış. Ne yazık ki unuttuk, okumadık, bilmedik, görmedik. Söz kaldıysa yazıda kaldı. Hafızalar giderek boşalıyor. Boş işlerle uğraşmakta olanlara şöyle de beddua edilse yeridir: ‘Karınca boyu kuyudan düşesin.´ Bu duanız tutmazsa şunu öneririz: ‘Susuz derelerde boğulasın.´

Kimi de şu söze sığınıp sessiz kalmayı yeğler; “Söz gümüşse, sükût altındır.” Sessizliğe gerekçe bulunmuştur. Altın mı gümüş mü?...Ama susana sorumluluk ve dahi yükümlülük getiren şu sözden nasıl sıyrılacağız; “Sükut ikrardan gelir.” Bu arada derin bir sessizlik hâkim olur. Sükûttan da bir şeyler anlamak lâzım değil mi?

Biz çocukken su isteyen büyüklerimize suyu verdiğimizde;-Suyu getiren az biraz büyükse- ‘Su gibi aziz olun.´ Derlerdi. ‘Aziz olmak´ la ne umulur? Kuvvet, kudret ve ululuk sahibi olmak. Dahası Allah katında değerli olmak. Kim istemez? Bir su, bir dua. Gel de su ikram etmeyin. Su verdiğiniz de candır can. ‘Su getireniniz çok olsun.´ Duası tıpkı ‘El öpeniniz çok olsun´ gibi hizmet edeniniz, evladınız çok ola temennisi taşır. Bu hizmetin hezimete dönüştüğü, terbiyesizliğin zirve pardon zırva yaptığı bugünkü duruş şudur: Kalk suyunu kendin al. Bu devirde babanın hizmetçisi mi var? Elin kırık mı? Eli bilmem ama gönül kırıktır. Böyleleri “Ömrün su gibi uzun olsun.” Duasını duymaz olurlar. Oysa atalarımız sevdiklerinin gelip geçmesi için köprüler yaptırmış, suyunu içmesi için çeşmeler… 

Su deyip geçmeyin ama işin de suyunu çıkarmamak gerekir. Bir işin suyu çıktı denilince olumsuz, istenmeyen sonuçlara ulaşmış oluruz. İtibarsızlaşmak, değersizleşmek gibi bir şey. Toprak suya hasret evet. Haddinden fazla sulanınca toprak da çamur olur. ‘Cıvık´ sıfatı birine yapıştı mı bilin ki o yaramazdır, pistir. Kaçılır ondan.

 Su içmenin vakti olduğu gibi bir adabı dahi vardır. Sabahları ılık için, yemekten önce için, yemek esnasında değil daha sonra için gibi. Hadis ve sünnetlerde net bir uyarıdır: ‘Ayakta değil oturarak için.´ Doktorlar da meyvenin hemen üzerine içilmesin derler. Özellikle de kiraz, elma, üzümün üzerine. Tekerlemesi bile var: Dayanabilirseniz tabii.

 Ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun; Ye tatlıyı içme suyu yandırırsa yandırsın.

            Çocukluğumda duymuştum. Hâlâ söylenir mi, dahası geçerli mi pek emin değilim?:

TOHMA AKAR DARENDELİ BAKAR. Atalar sözlerinde ise bu deyiş şöyledir: Su akar deli bakar. Tohma´nın suyunu ne kadar verimli kullanabiliyoruz? Ne kadar? Artık akıllandık mı dersiniz?

            SIRA ŞEYH ABDURRAHMAN ERZİNCANİ HAZRETLERİNİ ANMA VE ANLATMADA

            8-9 Aralık 2017 tarihinde Malatya Büyükşehir Belediyesinin organize ettiği Seyyid Battalgazi Sempozyumunda bir bildiri sunmuştum. Bildiri konum Darendeli Bakai´nin Manzum Battalnamesinde Türkçe Söz Varlığı idi. Güzel bir organizasyondu. Başta Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Çakır olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu vesileyle artık sıranın Balaban´da medfun Şeyh Abdurrahman Erzincani hazretleri için bir kültür etkinliğinin düzenlenmesinde. 2018 yılı içinde umarız tüm yetkililer tabii ki Darende Kaymakamlığının ve Darende Belediye Başkanlığının başta olmak üzere bu konu üzerinde çalışma yapmalarını umuyor ve bekliyoruz. El birliği ile, gönül birliği ile, söz birliği gerçekleştirelim İnşaallah.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
nami değirmenci
5.1.2018 00:54:50
abi eline kalemine sağlık yeni okudum bu yaz işallah allah nasip ederse abdurrahman erzincani haz anma ğünü birincisini balaban kültür derneyi olarak ğercekleştireceyiz bu konuda yardımlarını beklıyoruz saygılarımla
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.7151
EURO
5.4667
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
18 Haziran 2018 Pazartesi
Bugün
Parçalı bulutlu
28 °C
16 °C
Salı
Parçalı bulutlu
31 °C
13 °C
Çarşamba
Güneşli
31 °C
16 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İnsanların en hayırlıları, ahmak, aptal diye adlandırılmadıkça kıyamet kopmaz

Hz. Muhammed