“Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verirOnları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür. (Hadis-i şerif - İ. Asakir)
"Türk kadınlarından daha çok eşine bağlı sağlam ve değerli hiçbir millet kadını yoktur (Marco Polo - Venedikli Gezgin)
Bu ayki yazımıza, İbn-i Asakir den nakil bir hadis, Marco Polo’nun güzel bir sözüyle başladık. Geniş anlamda toplumun her yükünü çeken, sınırları biraz daraltırsak ailenin de yükünü yüklenen kadınlar basmakalıp fakat gerçek bir ifade ile çok güçlü varlıklardır. Bu gücü Allah’ın onları yaratırken mayasına koyduğu analık duygusu ve bu duygunun içerdiği sonsuz sevgi ve merhametten alırlar. Mayasındaki bu cevherle kadın çok çalışmaktan ve buna bağlı olarak da sonuna kadar fedakârlıktan hiç kaçınmaz. Yeter ki kadınlara inanılıp fırsat tanınsın.
Sözün burasında Bangladeşli Prof. Muhammed Yunus’tan bahsetmek istiyorum. Öyle uzun uzun hayatından bahsetmeye yerimiz müsait olmadığından, yoksullara özellikle de kadınlara yönelik yaptığı güzel bir işi anlatmak istiyorum. Muhammed Yunus der ki: “Bir kişinin ikinci bir doları olması için önce bir dolarının olması gerekir.” 2006 Nobel Barış Ödülü sahibi, Muhammed Yunus kendi ülkesinde bambu tabure yapıp satan bir ancak malzeme alacak parası dahi olmayan Safiye Begüm adlı bir kadına 6 dolar kredi vererek başlamıştır. Daha sonra Bangladeş Grameen (Yoksullar) Bankasını kurarak 42 yoksula 27 şer dolar vermiştir. Mikro kredide bugün gelinen nokta ise 175 ülkede 135 milyon yoksul kadının iş sahibi olması. Bangladeş’te bu sistemin uygulanmaya başlanmasından kısa bir süre sonra bebek ölümlerinde azalma görülür ve aileler çocuklarını üniversiteye gönderebilmeye başlarlar.
Türkiye’miz de ise bu uygulamanın öncülüğünü AK Parti Diyarbakır milletvekili Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Aziz Akgül yapmaktadır. Başlangıç olarak 2003’de Diyarbakır da uygulanmaya başlanmış ve 2008’e kadar 10.000 kadına 12 Milyon kredi verilmiştir. Bu diğer şehirlerde artarak devam etmektedir.
Kredi deyince doğal olarak akıllara “faiz” sorusu gelir. Hedef yoksullar olduğu için, normal bankacılık sisteminde uygulanan bir kredi prosedürü değil de baştan kararlaştırılan senelik yüzde 20 hizmet bedeli vardır ki, bu da yetkililerin söylediğine göre, işletme maliyetinin karşılanması ve mikro kredinin sürekliliğinin sağlanması içindir. Yine de bu konuda tereddütler varsa bence en doğrusu araştırılıp, kendi vicdanında karar vermek gerekir. Mikro krediyi almak için beş kadın bir araya geliyor ve ilgili yerlere giderek başvurusunu yapıyor. Daha sonra günde bir saatten beş günlük bir eğitime tabi tutuluyor. İlk başvuranlar 100 ile 1000 lira alıyor aldıkları bu kredi ile kendi becerilerine veya yapmak istedikleri işe göre kendiişlerini kuruyorlar. Örnek, dikiş mi dikebiliyorsun, ilk bir makine ve biraz sermaye ile kendi küçük atölyeni kuruyor ve dikip satmaya başlıyorsun. Bunun birçok örnekleri var ve alanlar yavaş yavaş işlerini büyüterek çevrelerine de iş imkânı sağlayabiliyor. Alınan kredi bir senede ödeniyor. İkinci başvuranlar ise 2000 liraya kadar alabiliyor. Burada bir adres vermek gerekirse;
TİSVA MİKROKREDİ MERKEZİ / Karaca Sokak 17/2 GOP 06700 Ankara Tel: 0 (312) 440 88 66 Faks: 0 (312) 440 93 99 E-mail: tisva@tgmp.net Skype: tgmp.tisva
Kadınlara yönelik hizmetin bir başka şekli de Valideler Diyarı Üsküdar’ımızda yapılıyor. Bu konuyla ilgili konuştuğumuz “KÜP” Projesi uygulayıcılarından, Gülsen Hanım “Üsküdar’da kadınlarımız için yapacağımız daha çok şey var.” Diyerek başlıyor sözlerine ve devam ediyor:
“Üsküdarlı kadınlarımızın istihdama yönelik çalışmalarını bizzat belediyemizin başkanı MUSTAFA KARA istemiştir. Koordinatörümüz Hatice Demiröz’le birlikte çalışmalarımızı yürütmekteyiz.
KÜP yani Kadın el ürünlerini pazarlama projesi Güzel Üsküdar’ımızda 4 yıl önce başladı ve bugüne kadar bu proje sayesinde 2000 üretici hanım faydalanmıştır. Esas itibarıyla Küp, hanımların ürettikleri elişlerini satmaları için semt pazarlarında yer gösterilmesi. Belediye olarak bütün bu hizmetler karşılığında hiçbir ücret almıyoruz. Yalnız başlangıçta hanımlardan şöyle bir isteğimiz oluyor ki, o da yaptıkları elişlerinin pazarın kalitesini yükseltmesi ve kendilerine daha iyi bir gelir ve tanıtım sağlaması açısından her yerde kolaylıkla bulunabilen fazla emek gerektirmeyen işler değil de daha orijinal olmasına dikkat etmeleri ve kendi tarzlarını oluşturmaları. Bu da onları hem işlerini daha ciddiye almalarını sağlıyor hem de pazarın müşterisinin artmasına sebep oluyor. KÜP şuan bir başlangıç. Üsküdar’da yaşayan yoksul tüm bayanlarımız önceliklidir. Ayrıca kurulacak bir kadın merkezi de tüm Üsküdarlı kadınları kucaklayacaktır. Kimi çocuğunun okul harçlığını çıkartmak, kimi torununa bakmak, kimi de kocasının işleri bozulduğundan ev ekonomisine katkıda bulunmak, kimi de üretime katkıda bulunmak geliyor ve ürünlerini satıyor.
Gülsen Hanım güler yüzlü ve gerçekten insanlara hizmet etmenin tadını almış bir hanım. Yanından ayrılırken kendinden emin bir şekilde “Kadınlar için hizmetlerimiz artarak devam edecek bizim takipçimiz olun.”deyince doğrusu bir Üsküdarlı olarak çok memnun olduk ve bütün bu güzel çalışmaların örnek olmasını dileyerek oradan ayrıldık.
Sevgi ve Saygıyla
Önceki yazımızda “Haydan gelen huya gider (Boş ve emeksiz kazanılanlar çabuk kaybedilir)” atasözünü kullandığımda okurlarımın bazılarından bu tabiri kullanmanın dini açıdan sakıncalı olduğu yönünde eleştiriler aldım. Buradaki “Huy” la Allah’ı zikir olan “Hu” farklıdır. Atasözlerinde kelimeler bölünmeden bütün olarak içerdiği anlama bakılır. İlgi gösteren bütün okuyucularıma teşekkür ederim.
