Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Raziye Sağlam

Raziye Sağlam

3 Mart 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


Mikro Kredi KÜP ya da kısaca Kadının Gücü


“Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verirOnları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür. (Hadis-i şerif  - İ. Asakir)

"Türk kadınlarından daha çok eşine bağlı sağlam ve değerli hiçbir millet kadını yoktur (Marco Polo - Venedikli Gezgin)

Bu ayki yazımıza, İbn-i Asakir den nakil bir hadis, Marco Polo’nun güzel bir sözüyle başladık. Geniş anlamda toplumun her yükünü çeken, sınırları biraz daraltırsak ailenin de yükünü yüklenen kadınlar basmakalıp fakat gerçek bir ifade ile çok güçlü varlıklardır. Bu gücü Allah’ın onları yaratırken mayasına koyduğu analık duygusu ve bu duygunun içerdiği sonsuz sevgi ve merhametten alırlar. Mayasındaki bu cevherle kadın çok çalışmaktan ve buna bağlı olarak da sonuna kadar fedakârlıktan hiç kaçınmaz. Yeter ki kadınlara inanılıp fırsat tanınsın.

Sözün burasında Bangladeşli Prof. Muhammed Yunus’tan bahsetmek istiyorum. Öyle uzun uzun hayatından bahsetmeye yerimiz müsait olmadığından, yoksullara özellikle de kadınlara yönelik yaptığı güzel bir işi anlatmak istiyorum. Muhammed Yunus der ki: “Bir kişinin ikinci bir doları olması için önce bir dolarının olması gerekir.” 2006 Nobel Barış Ödülü sahibi, Muhammed Yunus kendi ülkesinde bambu tabure yapıp satan bir ancak malzeme alacak parası dahi olmayan Safiye Begüm adlı bir kadına 6 dolar kredi vererek başlamıştır. Daha sonra Bangladeş Grameen (Yoksullar) Bankasını kurarak 42 yoksula 27 şer dolar vermiştir. Mikro kredide bugün gelinen nokta ise 175 ülkede 135 milyon yoksul kadının iş sahibi olması. Bangladeş’te bu sistemin uygulanmaya başlanmasından kısa bir süre sonra bebek ölümlerinde azalma görülür ve aileler çocuklarını üniversiteye gönderebilmeye başlarlar.

Türkiye’miz de ise bu uygulamanın öncülüğünü AK Parti Diyarbakır milletvekili Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Aziz Akgül yapmaktadır. Başlangıç olarak 2003’de Diyarbakır da uygulanmaya başlanmış ve 2008’e kadar 10.000 kadına 12 Milyon kredi verilmiştir. Bu diğer şehirlerde artarak devam etmektedir.

Kredi deyince doğal olarak akıllara “faiz” sorusu gelir. Hedef yoksullar olduğu için, normal bankacılık sisteminde uygulanan bir kredi prosedürü değil de baştan kararlaştırılan senelik yüzde 20 hizmet bedeli vardır ki, bu da yetkililerin söylediğine göre, işletme maliyetinin karşılanması ve mikro kredinin sürekliliğinin sağlanması içindir. Yine de bu konuda tereddütler varsa bence en doğrusu araştırılıp, kendi vicdanında karar vermek gerekir. Mikro krediyi almak için beş kadın bir araya geliyor ve ilgili yerlere giderek başvurusunu yapıyor. Daha sonra günde bir saatten beş günlük bir eğitime tabi tutuluyor. İlk başvuranlar 100 ile 1000 lira alıyor aldıkları bu kredi ile kendi becerilerine veya yapmak istedikleri işe göre kendiişlerini kuruyorlar. Örnek, dikiş mi dikebiliyorsun, ilk bir makine ve biraz sermaye ile kendi küçük atölyeni kuruyor ve dikip satmaya başlıyorsun. Bunun birçok örnekleri var ve alanlar yavaş yavaş işlerini büyüterek çevrelerine de iş imkânı sağlayabiliyor. Alınan kredi bir senede ödeniyor. İkinci başvuranlar ise 2000 liraya kadar alabiliyor. Burada bir adres vermek gerekirse;

TİSVA MİKROKREDİ MERKEZİ / Karaca Sokak 17/2 GOP 06700 Ankara Tel: 0 (312) 440 88 66 Faks: 0 (312) 440 93 99 E-mail: tisva@tgmp.net Skype: tgmp.tisva

Kadınlara yönelik hizmetin bir başka şekli de Valideler Diyarı Üsküdar’ımızda yapılıyor. Bu konuyla ilgili konuştuğumuz “KÜP” Projesi uygulayıcılarından, Gülsen Hanım “Üsküdar’da kadınlarımız için yapacağımız daha çok şey var.” Diyerek başlıyor sözlerine ve devam ediyor:

“Üsküdarlı kadınlarımızın istihdama yönelik çalışmalarını bizzat belediyemizin başkanı MUSTAFA KARA istemiştir. Koordinatörümüz Hatice Demiröz’le birlikte çalışmalarımızı yürütmekteyiz.

KÜP yani Kadın el ürünlerini pazarlama projesi Güzel Üsküdar’ımızda 4 yıl önce başladı ve bugüne kadar bu proje sayesinde 2000 üretici hanım faydalanmıştır.  Esas itibarıyla Küp, hanımların ürettikleri elişlerini satmaları için semt pazarlarında yer gösterilmesi. Belediye olarak bütün bu hizmetler karşılığında hiçbir ücret almıyoruz. Yalnız başlangıçta hanımlardan şöyle bir isteğimiz oluyor ki, o da yaptıkları elişlerinin pazarın kalitesini yükseltmesi ve kendilerine daha iyi bir gelir ve tanıtım sağlaması açısından her yerde kolaylıkla bulunabilen fazla emek gerektirmeyen işler değil de daha orijinal olmasına dikkat etmeleri ve kendi tarzlarını oluşturmaları. Bu da onları hem işlerini daha ciddiye almalarını sağlıyor hem de pazarın müşterisinin artmasına sebep oluyor. KÜP şuan bir başlangıç. Üsküdar’da yaşayan yoksul tüm bayanlarımız önceliklidir. Ayrıca kurulacak bir kadın merkezi de tüm Üsküdarlı kadınları kucaklayacaktır. Kimi çocuğunun okul harçlığını çıkartmak, kimi torununa bakmak, kimi de kocasının işleri bozulduğundan ev ekonomisine katkıda bulunmak, kimi de üretime katkıda bulunmak geliyor ve ürünlerini satıyor.

Gülsen Hanım güler yüzlü ve gerçekten insanlara hizmet etmenin tadını almış bir hanım. Yanından ayrılırken kendinden emin bir şekilde “Kadınlar için hizmetlerimiz artarak devam edecek bizim takipçimiz olun.”deyince doğrusu bir Üsküdarlı olarak çok memnun olduk ve bütün bu güzel çalışmaların örnek olmasını dileyerek oradan ayrıldık.

                                                                                  Sevgi ve Saygıyla

Önceki yazımızda “Haydan gelen huya gider (Boş ve emeksiz kazanılanlar çabuk kaybedilir)” atasözünü kullandığımda okurlarımın bazılarından bu tabiri kullanmanın dini açıdan sakıncalı olduğu yönünde eleştiriler aldım. Buradaki “Huy” la Allah’ı zikir olan “Hu” farklıdır. Atasözlerinde kelimeler bölünmeden bütün olarak içerdiği anlama bakılır. İlgi gösteren bütün okuyucularıma teşekkür ederim.








Bu yazı 1,382 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar (11)
  • Gülser Akın / 27 Mart 2010 02:14

    Kadın eli değmesi

    Raziye Hanım
    Gazeteyi int. den takip ediyor ve arkadaşlarıma da tavsiye ediyorum. Bütün emek verenlere teşekkür etmek istiyorum. Sizin de ele aldığınız konular çok güzel. Aslında günlük çıkma imkanı olsa ve biz daha çok okuyabilsek ne iyi olur. Ben bu ay ele aldığınız konu ile ilgili olarak diyorum ki kadın eli değen herşey daha bir güzel olur. Bu sebebten kadınlarımıza daha çok imkan tanınması huzurlu ve başarılı bir toplumun oluşturulması açısından çok daha iyi olacaktır.
    Başarılar
  • Yeşim Satır / 19 Mart 2010 20:25

    Kadın Olmak

    Kadın olmak aslında birçok ülkede çok zor. Bizim gibi henüz gelişmekte olan ama ekonomik yönden daha çok gerilerde olan ülkelerde kadın olmak demek omuzlarına binen yükün iki kat fazla olması demektir. Durum böyle olunca bizim için yapılan ama zaten yapılması gereken şeyler çok büyük önem kazanıyor. Sözüm iyi niyetle bir adım atıp gerçekten birşeyler yapmak isteyenlere değil tabi ki ama bu duyarlılığın gerek yönetimde gerek iş çevrelerinde söz sahibi olanların da göstermesi gerekir. Bir kadın bir aile bir aile bir toplum demek ne de olsa. İmkan olsa da kadın erkek özellikle de çocuklar herkesin yüzü gülse...
  • Harun Gülen / 16 Mart 2010 23:18

    Kadınlara Destek Olmak

    Ele aldığnız konudan dolayı sizi tebrik ederim. Aslında son zamanların moda tabiriyle bu da "Kadın açılımı" olmalı.Ama keşke ülkemde herşey gerektiği gibi olup kadınlarımız çoğunlukla boyunu aşan sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalmasaydı. Ama inanıyorum ki birgün herşey çok daha güzel olacak hepimiz için.(Umut etmekten kim zarar görmüş ki:)
  • Takipçi / 15 Mart 2010 12:06

    Harika

    Raziye hanım sizi hiç atlamadan takip ediyorum. İşlerimin çokluğundan yorum yapamıyorum. Siz harikasınız.. Bütün yazılarınız öğretici ve aydınlatıcı. Sizi tebrik ediyorum ve başarınızın devamını diliyorum. Herşey istediğiniz gibi olsun.
  • Şengül Yazıcı / 11 Mart 2010 18:27

    Üretken olmanı gerekliliği

    Üretken olma konusunda Kısmet Hanıma katılıyorum. Biz kadınlar evimizde akşama kadar günlük yapmamız gereken işleri yaptıktan sonra bir de yanısıra bir çok elişi de ortaya çıkarıyoruz.. Bunların değerlendirip satmayı elbetteki hepimiz isteriz. Bu konuda Üsküdar Belediyesini yaptığı çalışmadan dolayı kutlarım.
    İsmek gibi kurslarda artık hanımlar elişin bir sanat eseri haline getirmeyi öğreniyorlar. Bunlar değerlendirilmesi elbetteki kadınların belki az da olsa ekonomik özgürlüğünü kazanmasına sebeb olabilir. Kadınların durumlarının iyileştirlmesi bütün aileyi kısa ve uzun vadede olumlu yönde etkileyecektir. Bizler için gayret sarfeden herkesten Allah(c.c.) razı olsun.
  • Gezgin / 10 Mart 2010 09:07

    örnek olmak

    Raziye Hanım
    Yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Bence Üsküdar Belediyesinin yaptığı bu çalışmayı diğer belediyelerin örnek alması lazım. Özellikle turistik önemi olan şehirlerin semt pazarlarında kadınlara böyle olanakların sağlanması, bu yönde teşvik edilmesi iyi olacağı görüşündeyim. Mikro kredi yi duymayanların sayısı halen çok fazla. Medyada biraz daha yer alması insanların faydalanması açısından önemlidir.
    Bu millet en iyi şekilde yaşamyı hak ediyor ve bu da insanların durumlarının iyileştirlmesiyle olacaktır.
  • KISMET YILDIRIM / 8 Mart 2010 00:00

    ÜRETKEN OLMAK

    Raziye hanım yazınızı çok beğendim özellikle bahsettiğiniz küp projesi ile ilgili olarak adresler vermeniz çok yerinde olmuş.Genellikle böyle projelerden bahsedilir ama yararlanmak isteyenler için bir adres gösterilmez.kafasında çok projeler olup bunu hayata geçirmek isteyen çok yetenekli insanlarımız vardır ama malesef sermaye yetersizliğinden bunlar sadece düşüncede kalır.Bu tür projelerle bunların hayata geçirilmesine katkıda bulunulması gerçekten çok güzel bir çalışma.kadınların her ne kadar evde göstermiş oldukları üretkenlik gözle görülmez ve farkına varılmassa da onlar yinede her alanda başarıya imza atmaya devam ederler.Tıpkı sizin de dile getirdiğiniz gibi yaratılışında ki mayasından olsa gerek; çalışmalarınzda başarılar dilerim.
  • Serdar Yiğit / 7 Mart 2010 02:34

    Faydalı bir yazı

    Raziye Hanım
    Köşenizin sürekli takipçisi olarak mikrokredi konusunda yaptığınız aydınlatıcı bilgilerin çok faydalı olacağını düşünüyorum. Kredi olarak alınan miktar bazılarına çok az gelebilir ama hiç sermayesi olmayan bir hanım için elbette bir başlangıç olabilir. Ben de Ahmet Bey kadının mutlaka ekonomik özgürlüğünü kazanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bir kadının elinde para olması demek sonuna kadar faydalı yerlerde harcanması demektir. Sizin örnekte olduğu gibi çocuklarının okutulması da buna dahil.
  • Selcan K. / 6 Mart 2010 20:00

    Ne güzel sözler

    Raziye Hanım
    Yazınız çok güzel olmuş. Özellikle başta yazdığınız hadis-i şerif daha önce hiç duymamıştım ve çok etkilendim. Hanımlarla ilgili bu tür hadisleri birileri de duysa da artık kadınlara dinimizin verdiği değeri vermeye başlasalar.
    Darende Haberi takip etmeyi çok seviyorum. Özellikle de bizimle ilgili yazılar olursa...
    Sevgiler
  • Raziye Sağlam / 6 Mart 2010 17:13

    Teşekkürler

    Ahmet Bey
    Değerli yorumunuzla yaptığınız katkıdan dolayı çok teşekkür ederim. Kadınlarımız gerçekten fırsat verilirse başarılı olma potansiyeline sahip. Çünkü çok fedakar ve azimli. Bence ülkemizin bulunduğu durumdan daha ileriye gidebilmesi kadınlara daha çok değer verilip uygun iş ortamlarının açılması ile doğrudan orantılıdır.
    Bütün okuyucularıma sevgi ve saygılar
  • Ahmet Bey / 4 Mart 2010 02:21

    -

    Raziye Hanım, yazılarınızı her ay ilgiyle takip ediyorum. Bence bu gazeteye, farklı meseleler hakkındaki bilgi ve düşüncelerinizi yansıtarak, güzel bir dinamizm katıyorsunuz.
    Bu ayki konu ile ilgili olarak ,bahsettiğiniz proje özellikle, evde akşama kadar vakit öldüren bayanların zamanlarını hem yararlı bir şekilde geçirmeleri hem de ev ekonomisine katkıda bulunma şansları olabilmesi açısından oldukça faydalı bence.
    Daha da önemlisi, kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanmaları özellikle Türkiye! gibi bir ülkede bence çok önemli. Bugün bir çok Avrupa Ülkesinde mr/mrs ön eki bile iş mülaklatarında ayrımcılık gereği ile sorulması yasaklanırken bizim ülkemizde kadın olmak bir sürü iş dalında dezavantaj getirebiliyor.